Zafiyet Yönetimi Araç Seçimi: Kritik Değerlendirme Rehberi

Doğru zafiyet yönetimi platformunu seçmek, güvenlik programınızın başarısını doğrudan belirler. Kapsamlı değerlendirme rehberi.

Zafiyet yönetimi araç seçimi değerlendirme rehberi
Doğru araç seçimi, zafiyet yönetimi programının etkinliğini ve sürdürülebilirliğini belirler.

Araç Seçim Kriterleri: Nereden Başlamalı?

Zafiyet yönetimi araç pazarı hızla büyümekte ve artan seçenek sayısı, doğru kararı vermeyi zorlaştırmaktadır. Araç seçimine başlamadan önce kurumunuzun güvenlik olgunluk seviyesini, mevcut altyapısını ve gelecek hedeflerini net olarak tanımlamanız gerekir. Yanlış araç seçimi, yalnızca mali kayıp değil; güvenlik programının başarısızlığı ve ekip motivasyonunun düşmesi anlamına da gelebilir.

Etkili bir değerlendirme süreci için temel kriterler şunlardır:

  • Kapsam genişliği: Platform hangi varlık türlerini destekliyor? Sunucu, iş istasyonu, ağ cihazı, konteyner, bulut kaynağı, IoT ve OT desteği değerlendirilmelidir.
  • Tarama doğruluğu: Yanlış pozitif (false positive) ve yanlış negatif (false negative) oranları nedir?
  • Önceliklendirme yeteneği: CVSS ötesinde bağlamsal risk skorlama sunuyor mu? Varlık kritikliği, exploit durumu ve iş etkisi dikkate alınıyor mu?
  • İyileştirme iş akışı: Zafiyet tespitinden iyileştirme takibine kadar uçtan uca süreç yönetimi sağlıyor mu?
  • Raporlama esnekliği: Teknik, yönetici ve uyum raporlarını otomatik oluşturabiliyor mu? Rapor şablonları özelleştirilebilir mi?
  • Kullanılabilirlik: Arayüz sezgisel mi, öğrenme eğrisi kabul edilebilir düzeyde mi? Farklı rollerdeki kullanıcılar için uygun mu?
  • Destek kalitesi: Teknik destek hangi dilde ve zaman diliminde sunuluyor? Ortalama yanıt süresi nedir? Dedicated destek mühendisi atanması mümkün mü?

Bu kriterlerin ağırlığı, kurumun sektörüne, büyüklüğüne ve güvenlik olgunluk seviyesine göre değişir. Örneğin, erken aşamadaki bir güvenlik programı için kullanılabilirlik ve hızlı dağıtım ön plana çıkarken, olgun bir program için entegrasyon derinliği ve ölçeklenebilirlik daha kritiktir. SİTEY, tüm bu kriterlerde güçlü performans sunan kapsamlı bir platform olarak tasarlanmıştır.

RFP Hazırlama: Yapılandırılmış Değerlendirme

Request for Proposal (RFP), birden fazla satıcıyı nesnel olarak karşılaştırmanın en yapısal yoludur. İyi hazırlanmış bir RFP, satıcıların gerçek yeteneklerini ortaya koyar ve pazarlama söylemlerinin ötesine geçer. RFP süreci olmadan yapılan seçimler, genellikle en iyi demo yapan veya en agresif fiyat teklifi veren satıcının tercih edilmesiyle sonuçlanır ki bu, uzun vadede en doğru karar olmayabilir.

Zafiyet yönetimi RFP'sinde mutlaka yer alması gereken bölümler:

  1. Kurumsal bağlam: Varlık sayısı, varlık tipleri, coğrafi dağılım ve mevcut güvenlik yığını.
  2. Fonksiyonel gereksinimler: Tarama, önceliklendirme, iyileştirme, raporlama ve entegrasyon beklentileri.
  3. Teknik gereksinimler: Dağıtım modeli (on-premise, SaaS, hibrit), API desteği, performans beklentileri.
  4. Uyum gereksinimleri: KVKK, ISO 27001, PCI DSS gibi regülasyona özel ihtiyaçlar.
  5. Destek ve hizmet: SLA, eğitim, teknik destek dili ve zaman dilimi beklentileri.
  6. Fiyatlandırma yapısı: Lisans modeli, varlık bazlı vs. kullanıcı bazlı fiyatlandırma tercihi.
"İyi bir RFP, doğru aracı seçmenizi sağlar. Kötü bir RFP, pazarlama söylemlerinin en iyisini seçmenize yol açar."

RFP, değerlendirme sürecinin temelini oluşturur. Yanıtlar, ağırlıklı puanlama matrisi ile değerlendirilerek kısa liste oluşturulmalıdır. Puanlama matrisinde her kriterin ağırlığı, RFP hazırlık aşamasında belirlenmeli ve tüm değerlendiriciler tarafından tutarlı biçimde uygulanmalıdır. Kısa listeye genellikle 3-5 satıcı alınması POC aşaması için ideal sayıdır.

POC Süreci: Teoriyi Pratiğe Dönüştürmek

Proof of Concept (POC), kısa listeye kalan platformları gerçek ortamınızda test etmenin en güvenilir yoludur. POC olmadan alınan kararlar, uygulamada ciddi hayal kırıklıklarına yol açabilir. Satıcı sunumlarında kusursuz görünen bir platform, sizin ortamınızdaki karmaşıklıklarla karşılaştığında tamamen farklı performans sergileyebilir.

Etkili bir POC süreci için en iyi uygulamalar:

  • Gerçekçi test ortamı: POC'yi üretim ortamınızın temsili bir alt kümesinde çalıştırın. Yalnızca temiz laboratuvar ortamı yanıltıcı sonuçlar verir.
  • Ölçülebilir başarı kriterleri: "İyi çalışıyor" yerine "10.000 varlığı 4 saat içinde tarıyor, yanlış pozitif oranı %5'in altında" gibi somut metrikler belirleyin.
  • Entegrasyon testi: Mevcut SIEM, ITSM, CMDB ve CI/CD araçlarınızla entegrasyon yeteneğini mutlaka test edin.
  • Kullanıcı deneyimi: Farklı rollerdeki ekip üyelerinin (güvenlik analisti, yönetici, IT operasyon) platformla etkileşimini gözlemleyin.
  • Yeterli süre: POC süresi en az 2 hafta olmalıdır; sürekli tarama, raporlama döngüsü ve iyileştirme iş akışının test edilmesi için yeterli zaman gerekir.

SİTEY, 30 gün ücretsiz POC imkânı sunarak platformun gerçek değerini kendi ortamınızda deneyimlemenize olanak tanır. POC süresince teknik destek ekibi yanınızda olur ve kurumunuza özel senaryo tasarımında yardımcı olur.

Raporlama Kalitesi ve Dağıtım Modelleri

Zafiyet yönetimi platformunun üreteceği raporlar, güvenlik ekibinden yönetim kuruluna kadar farklı paydaş gruplarına hitap etmelidir. Teknik raporlar CVE detayları ve iyileştirme adımları içerirken, yönetici raporları risk trendleri ve SLA uyum oranlarına odaklanmalıdır.

Değerlendirmeniz gereken raporlama kriterleri:

  • Özelleştirilebilir şablonlar: Farklı hedef kitleler için özel rapor formatları oluşturabilme.
  • Otomatik dağıtım: Raporların planlanmış aralıklarla e-posta veya entegrasyon üzerinden otomatik gönderimi.
  • Gerçek zamanlı dashboard: Canlı metriklerin görüntülendiği etkileşimli panolar.
  • Çoklu format desteği: PDF, CSV, JSON ve API çıktıları.
  • Drill-down: Özet görünümden detaya inebilme yeteneği.

Dağıtım modeli seçimi de kritik bir karardır. SaaS modeli hızlı başlangıç ve düşük başlangıç maliyeti sunarken, on-premise model veri egemenliği ve özelleştirme esnekliği sağlar. Hibrit modeller ise her iki yaklaşımın avantajlarını birleştirebilir.

Ölçeklenebilirlik ve Entegrasyon Yeteneği

Bir zafiyet yönetimi aracı bugünkü ihtiyaçlarınızı karşılıyor olabilir, ancak kurumunuz büyüdükçe ve dijital dönüşüm hızlandıkça platform da ölçeklenebilmelidir. Ölçeklenebilirlik, hem performans hem de fonksiyonel açıdan değerlendirilmelidir. Bugün 1.000 varlığı tarayan bir kurum, birleşme ve satın almalar sonrasında kısa sürede 50.000 varlığa ulaşabilir.

  • Yatay ölçekleme: Varlık sayısı 10 kat arttığında platform performansı kabul edilebilir seviyede kalıyor mu?
  • Çok kiracılı mimari: Farklı iş birimleri, bölgeler veya müşteriler için izole görünümler sunuyor mu?
  • Dağıtık tarama: Farklı coğrafya ve ağ segmentlerinde tarama yapabiliyor mu?
  • API kapsamlılığı: REST API ile tüm platform fonksiyonlarına programatik erişim mümkün mü?

Entegrasyon yeteneği, zafiyet yönetimi platformunun mevcut güvenlik ekosistemine ne kadar sorunsuz oturduğunu belirler. Entegrasyon eksikliği, güvenlik ekiplerini manuel veri taşıma ve çoklu konsol yönetimine zorlar ki bu durum hem verimsizlik hem de veri tutarsızlığı riskini artırır. Kritik entegrasyon noktaları şunlardır:

  1. SIEM entegrasyonu: Zafiyet verilerinin korelasyon motoruna akışı (Splunk, QRadar, Sentinel).
  2. ITSM entegrasyonu: Otomatik bilet oluşturma ve durum takibi (ServiceNow, Jira).
  3. CMDB senkronizasyonu: Varlık bilgilerinin çift yönlü güncellenmesi.
  4. CI/CD pipeline: DevSecOps süreçlerine entegrasyon (Jenkins, GitLab, Azure DevOps).
  5. SOAR entegrasyonu: Otomasyon playbook'larında zafiyet verisi kullanımı.
  6. Threat intelligence: Tehdit istihbaratı platformlarıyla çift yönlü veri akışı (STIX/TAXII formatında).

Entegrasyon kalitesini değerlendirirken yalnızca "entegrasyon var" ifadesine güvenmeyin. Entegrasyonun derinliği, çift yönlü olup olmadığı, yapılandırma kolaylığı ve bakım gereksinimleri de değerlendirilmelidir. API dokuman kalitesi, entegrasyon yeteneğinin güvenilir bir göstergesidir.

Lisans Modelleri ve Toplam Sahip Olma Maliyeti (TCO)

Zafiyet yönetimi araçlarının fiyatlandırma modelleri önemli farklılıklar gösterir. Yalnızca lisans maliyetine odaklanmak yanıltıcıdır; toplam sahip olma maliyeti (TCO) hesaplanmalıdır. 3-5 yıllık bir TCO analizi, gerçek maliyetin lisans bedelinin 2-3 katı olabileceğini ortaya koyar. Özellikle on-premise dağıtım modellerinde altyapı ve yönetim maliyetleri toplam maliyetin önemli bir bölümünü oluşturur.

Yaygın lisans modelleri ve dikkat edilmesi gerekenler:

  • Varlık (IP) bazlı lisans: Taranan benzersiz varlık sayısına göre fiyatlandırma. Dinamik ortamlarda maliyet tahmini zorlaşır.
  • Kullanıcı bazlı lisans: Platform kullanıcı sayısına göre fiyatlandırma. Güvenlik ekibinin dışındaki paydaşların erişimi kısıtlanabilir.
  • Modüler lisans: Temel platform + eklenti modüller. İhtiyaç duyulmayan modüller için ödeme yapılmaz ancak modül eklendikçe maliyet artar.
  • Sınırsız lisans: Sabit yıllık ücret ile sınırsız varlık ve kullanıcı. Büyük kuruluşlar için maliyet avantajı sağlayabilir.

TCO hesaplamasında göz ardı edilmemesi gereken gizli maliyetler:

  1. Dağıtım ve konfigürasyon süresi (personel maliyeti)
  2. Eğitim ve yetkinlik geliştirme
  3. Altyapı gereksinimleri (sunucu, depolama, ağ bant genişliği)
  4. Entegrasyon geliştirme ve bakım
  5. Yıllık bakım ve destek ücretleri
  6. Sürüm yükseltme maliyetleri
"En ucuz araç nadiren en ekonomik araçtır. TCO analizi yapmadan karar veren kurumlar, uzun vadede daha fazla harcama yapar. Gizli maliyetleri görmezden gelen satın alma kararları, bütçe aşımlarına ve proje başarısızlıklarına yol açar."

Vendor Lock-in Riski ve Geçiş Stratejileri

Zafiyet yönetimi platformuna yapılan yatırım, yıllar içinde birikecek veriler ve süreçler nedeniyle satıcı bağımlılığı (vendor lock-in) riski taşır. Yılların zafiyet geçmişi, özelleştirilmiş iş akışları ve entegrasyonlar, platform değiştirme maliyetini önemli ölçüde artırır. Bu riski değerlendirmek için şu soruları yanıtlayın:

  • Verilerinizi standart formatlarda (CSV, JSON, API) dışa aktarabiliyor musunuz?
  • Özelleştirilmiş iş akışlarınız ve raporlarınız taşınabilir mi?
  • Platformun kullandığı veri yapıları açık standartlara mı dayanıyor?
  • Sözleşme sona erdiğinde verilere erişim süresi ne kadardır?
  • Satıcı, geçiş desteği sunuyor mu?

Açık standartlar (OVAL, SCAP, STIX/TAXII) kullanan platformlar, vendor lock-in riskini azaltır. Veri taşınabilirliği, seçim kriterlerinizin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Sözleşme aşamasında veri dışa aktarım haklarınızı ve geçiş dönemi desteğini yazılı olarak güvence altına alın. SİTEY, açık API ve standart veri formatlarıyla tam veri taşınabilirliği sağlar ve müşterilerini hiçbir zaman platforma bağımlı kılmaz.

Neden SİTEY? Fark Yaratan Avantajlar

SİTEY, zafiyet yönetimi araç seçim sürecinde kurumların aradığı tüm kriterlerde güçlü performans sunan, Türkiye merkezli bir platformdur. Yerli geliştirme ekibi sayesinde müşteri geri bildirimlerine hızlı yanıt verilir ve Türkiye pazarının özel ihtiyaçları öncelikli olarak karşılanır. SİTEY'i farklı kılan temel avantajlar:

  • Yerli ve milli: Türkçe arayüz, Türkçe destek ve KVKK-uyumlu veri işleme.
  • Kapsamlı varlık desteği: Sunucu, konteyner, bulut, IoT, OT ve tıbbi cihaz dahil tüm varlık türleri.
  • Bağlamsal risk skorlama: CVSS, EPSS, exploit durumu, varlık kritikliği ve iş etkisini birleştiren dinamik skor.
  • Zengin entegrasyon: 50+ güvenlik ve BT aracıyla hazır entegrasyonlar ve açık API.
  • Esnek lisanslama: Varlık sayısına göre şeffaf fiyatlandırma, gizli maliyet yok.
  • Hızlı dağıtım: SaaS modeli ile dakikalar içinde kullanıma başlama.
  • Veri egemenliği: Türkiye'de barındırma seçeneği ile veri lokasyonu kontrolü.

30 günlük ücretsiz deneme ile SİTEY'i kendi ortamınızda test edin ve farkı deneyimleyin. Zafiyet yönetimi araç seçiminizde doğru kararı vermek için SİTEY'in sunduğu değeri birinci elden görün. Teknik ekibimiz, POC sürecinizde yanınızda olacak ve kurumunuza özel demo senaryoları hazırlayacaktır.

SSS

Zafiyet yönetimi aracı seçerken nelere dikkat edilmelidir?

Ölçeklenebilirlik, entegrasyon kapasitesi, raporlama özellikleri, toplam sahip olma maliyeti (TCO) ve vendor lock-in riski temel değerlendirme kriterleridir.

POC (Proof of Concept) süreci nasıl yürütülmelidir?

POC sürecinde gerçek ortam verileriyle test yapılmalı, performans ölçümleri alınmalı ve en az 2-3 haftalık bir değerlendirme periyodu planlanmalıdır.

Zafiyet yönetimi aracında vendor lock-in riski nasıl önlenir?

Açık API desteği, standart veri formatları ve esnek lisanslama modeli sunan araçlar tercih edilerek vendor lock-in riski minimize edilebilir.

SİTEY ile zafiyet yönetimi süreçlerinizi otomatikleştirin.

Sınırsız Demo İndir Platformu İnceleyin